Munzam zarar, idarenin eylem/işlemi nedeniyle doğan asıl zararın ötesindeki ek zararı ifade eder; idari yargıda bu kavramın kabulüne engel bulunmadığı belirtilmektedir.
Hukuki dayanak ve kabul
Anayasa’nın idarenin her türlü eylem ve işleminden doğan zararı tazmin yükümlülüğü, munzam zararın da idari yargıda tazminine imkân verir; yasal/yargısal bir engel yoktur.
Aksi yaklaşımların, yargıya güveni zedeleyip dava ve takipleri artırabileceği; borçlunun ödemeyi geciktirmesine yol açabileceği vurgulanmaktadır.
İspat ve tespit
Zararın hâkimin hukuki bilgisiyle belirlenemediği hallerde İYUK 31/1 uyarınca bilirkişi incelemesi yapılabilir; uygulamada zarar miktarı çoğunlukla bilirkişi raporuyla tespit edilir.
Faiz ve başlangıç tarihi
Faiz, uğranılan zararın bir unsuru kabul edilir; talep varsa alacağın doğduğu tarihten itibaren faiz yürütülmesi daha isabetlidir.
Somut olaya göre faiz başlangıcı; zarar tarihi, dava tarihi veya karar tarihi olabilir.
Talep yoksa mahkemenin faiz vermesi zorunlu değildir; ancak faiz tam tazmin ilkesinin gereği olarak görülür.
Pratik notlar
Dilekçede munzam zarar kalemleri ve faiz başlangıç tarihi açıkça talep edilmelidir.
Teknik hesaplama gerektiren kalemler için bilirkişi incelemesi istenmelidir.
Özet sonuç
Munzam zarar, idari yargıda tam tazmin ilkesi kapsamında mümkündür; uygun ispat ve doğru faiz başlangıcıyla talep edilmesi önemlidir.