1. İdari Yaptırımın Tanımı
İdari yaptırımlar literatürde, “yasaların açıkça yetki
verdiği ve yasaklamadığı durumlarda araya yargı kararı girmeden idarenin
doğrudan doğruya, bir işlemi ile ve İdare Hukukuna özgü usullerle uyguladığı
müeyyideler1” “idarenin idari düzeni korumaya yönelik, bireylerin idari düzene
aykırı davranışları nedeniyle idarece düzenlenen, ilgililerin idareye karşı
olan borç ve yükümlülüklerini yerine getirmelerini ve idarece konulmuş bulunan
yasaklara uymalarını sağlamayı amaçlayan kararlar” olarak ifade edilmektedir.2
AYM idari yaptırımlarla ilgili “İdarenin bir yargı kararına
gerek olmaksızın yasaların açıkça verdiği yetkiye dayanarak İdare Hukukuna özgü
yöntemlerle, doğrudan doğruya bir işlemi ile uyguladığı yaptırımlara, verdiği
cezalara idari yaptırım denilmektedir.” şeklinde bir tanımlama yapmıştır.
İdari yaptırımları Türk hukukunda en temel ve genel olarak
düzenleyen kanun ise, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’dur. Kabahatler Kanununda
idari yaptırımlar, ayrı bir bölüm olarak 16’ncı maddede özel olarak
düzenlenmiştir.
2. İdari Yaptırımların Özellikleri
Ø Adli
sicile kaydedilmezler,
Ø
Mahkeme kararına gerek duyulmadan idarece doğrudan uygulanır,
Ø TCK
‘da düzenlenen ceza yaptırımlarında olduğundan farklı olarak seçenek
yaptırımlara çevrilemez,
Ø Ceza
yaptırımlarında esas alınan “ne bis in idem” kuralı idari yaptırımların
geçerliliğini yitirmektedir.
Ø
İdari yaptırımlar ile ceza yaptırımlar birbirinden ayrıdır, iki yaptırım
arasında bağlantı kurulamaz.
Ø
İdari yaptırımlar ceza kanunlarından farklı olarak düzenlendiğinden kendine
özgü zamanaşımı sürelerine tabidir.
3. İdari Yaptırım Türleri
İdari Para Cezaları
İdari para cezaları idari yaptırım türleri içinde en yaygın
uygulama alanı bulan idari yaptırım türlerindendir. İdari para cezaları
mevzuatta düzenlenmesi açısından ise yukarıda ifade edildiği üzere Kabahatler
Kanununun 16’ncı maddesinde idari yaptırım türleri arasında sayılmış, Kanunun
17’nci maddesinde de idari para cezalarının nevi ayrıntılı olarak
düzenlenmiştir.
Mülkiyetin Kamuya Geçirilmesi
Mülkiyetin kamuya geçirilmesi idari yaptırımı, toplum
düzeninin devamlılığını sağlamak adına düzene aykırılık teşkil eden bir eylem
sebebiyle idarece bireylere uygulanacak mali yaptırım şeklinde ifade
edilmektedir. Mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımı genel olarak Kabahatler
Kanununun 18’nci maddesinde düzenlenmiştir.
Disiplin Hukuku Kapsamında İdari İşlemler
Kamu hizmetinin devamını sağlayan idare, bu faaliyetlerin
yürütülmesinde görev alan görevliler için belli başlı davranış kuralları
düzenlemiştir. İdarenin birçok alanında görev alan personel için disiplin
hukuku düzenlenmiştir. İşte bu düzenlemelere aykırı davranış sergileyen
personeline idarenin personelin tabi oldukları disiplin mevzuatınca disiplin
yaptırımı uygulaması mümkündür.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 124’üncü ve 125’nci
maddesinde devlet memurluğuna ilişkin disiplin yaptırımları düzenlenmiştir.
507 sayılı Esnaf ve Küçük Sanatkârlar Kanunu’nun 24’ncü
maddesinde mesleğin gereklerine aykırı davranan ve Kanuna tabi kişilere
disiplin cezası uygulanacağı düzenlenmiştir.
6413 sayılı TSK Disiplin Kanunu da asker kişilerin disiplin
hukukunu başlı başına düzenleyen bir kanundur. Askeri personelin disiplinsiz
davranışlarına yönelik yetkili amir ve kurul tarafından Kanunun 11’nci
maddesinde belirtilen disiplin yaptırımları uygulanacağı düzenlenmiştir.
Kolluk Faaliyetine İlişkin İdari Yaptırımlar
İdarenin kamu düzenini korumak ve sağlamak amacıyla
giriştiği ve kamu özgürlüklerini sınırlayıcı tüm faaliyetleri kolluk faaliyeti
olarak adlandırılmaktadır. Kamu gücü ve egemenliğin tüm özelliklerine rastlanan
ve bütünüyle idari usuller uygulanarak yürütülen kolluk faaliyetleri, bir
ülkenin iç güvenlik, sağlık, dirlik ve esenlik ile bireylerin kendilerine ve
malvarlıklarına karşı olası saldırıları önlemek amacıyla idare tarafından
alınan ve uygulanması da bazı yaptırımlar ile güçlendirilen genel ya da birel
önlemleri ve bu amaca yönelik hizmetlerin hepsini kapsayan bir alandır.
4. İdari Yaptırımların Uygulanması
Yasal mevzuat tarafından düzenlenen ve idare tarafından
yürütülen kurallara uymayan bireylerin genel toplum düzenini bozmasını önlemek,
yine idarenin yükümlülüklerindendir. Uyması gereken kurallara uymakta zorluk
yaşayan bireylerin genel düzene yeniden ayak uydurması için yasal mevzuattan
aldığı yetkiyle idare, hafiften ağıra doğru belli başlı bazı yaptırımlar
uygulayabilirler. Tabi bireylerin kabahat niteliğinde yaptıkları ihlallere
karşı yaptırım yetkisini kullanan idareler tarafından uluslararası temel hak ve
özgürlükleri konu alan düzenlemelere ve Anayasal hükümlere aykırı davranmamak
esastır. Anayasa’nın özellikle 2’nci maddesinde düzenlenen insan haklarına
saygı ve sosyal hukuk devletinin gereklerine aykırı davranmamak idarenin
görevidir. Yine aynı şekilde Anayasa’nın 8’nci maddesinde düzenlenen yürütme
yetkisi ve görevi başlığı içeriğinde idarenin anayasa ve kanunlara uygun
hareket etme yükümlülüğü sarih şekilde ifade edilmiştir.