3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu’nun
16’ncı maddesinin 2’nci fıkrasına göre; kendi kusurları olmaksızın hizmet
sürelerinin uzatılmayanlardan veya sözleşme süresini bitirip ayrılanlardan
hizmet süresi beş yılı geçmeyenlere, ayrıldıkları tarihte almakta oldukları net
maaşları tutarının iki katının toplam hizmet yılı ile çarpımından bulunacak
miktarda ikramiye verilir. Hizmet süresi beş yılı geçenlere ise beş yıllık
hizmetleri için yukarıdaki esasa göre hesaplanacak tutara; ayrıldıkları tarihte
almakta oldukları net maaşları tutarının beş yıldan fazla olan hizmet yılı
toplamı ile çarpımı sonucu bulunacak miktarın ayrıca ilâve edilmesi suretiyle
tespit edilecek miktarda ikramiye verilir. Ancak, uzman erbaşlara ödenecek
ikramiye, hiçbir suretle ayrıldıkları tarihte almakta oldukları ikramiye
ödenmesine esas net maaşlarının yirmi katını geçemez. Bir tam yıldan eksik
kalan hizmet sürelerinin ikramiyeleri kıst olarak ödenir. İkramiyelerden; damga
vergisi hariç, vergi kesilmez. Emeklilik hakkı kazanan uzman erbaşlara bu
ikramiye ödenmez ve bunlar hakkında, 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli
Sandığı Kanunu hükümleri uygulanır.
Mezkûr Kanun’un 16’ncı maddesinin
6’ncı fıkrası ise, görevde iken işledikleri ve 12’inci maddenin
dördüncü fıkrasının (b), (c) ve (d) bentlerinde belirtilen hususlar nedeniyle
haklarında dava açılan ancak, yargılama sırasında sözleşme süresinin bitmesi
nedeniyle kendi istekleri ile ayrılan uzman erbaşlara, yargılama sonuçlanıp
kesinlik kazanıncaya kadar ikramiye ödemesi yapılmaz. Yargılama sonucunda
beraat edenlere hak ettikleri ikramiye ödenir. Yargılama sonucunda
anılan bentlerde belirtilen şekillerde mahkûm olanlara ise ikramiye ödemesi
yapılmaz.
Ancak, mevzuat hükümleri bu
şekilde iken haklarında HAGB kararı olan uzman erbaşlardan sözleşmesini
yenilemeyenlere veya kusuru olmaksızın sözleşmesi uzatılmayanlara yargılaması
devam ettiği gerekçesi ile ikramiye ödemesi yapılmamaktadır.
Kanun’un 12’nci maddesinin 4’üncü
fıkrasının (b), (c) ve (d) bentleri;
“b) Verilen ceza,
ertelense, seçenek yaptırımlara çevrilse, hükmün açıklanmasının geri
bırakılmasına karar verilse veya affa uğrasa dahi; 1) Devletin şahsiyetine
karşı işlenen suçlar ile basit ve nitelikli zimmet, irtikâp, iftira, rüşvet,
hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, yalan yere
tanıklık, yalan yere yemin, cürüm tasniî, ırza geçmek, sarkıntılık, kız, kadın
veya erkek kaçırmak, fuhşiyata tahrik, gayri tabiî mukarenet, dolanlı iflas
gibi yüz kızartıcı veya şeref ve haysiyeti kırıcı suçlar ile istimal ve
istihlâk kaçakçılığı hariç kaçakçılık, resmî ihale ve alım ve satımlara fesat
karıştırma, Devlet sırlarını açığa vurma, firar, amir veya üste fiilen taarruz,
emre itaatsizlikte ısrar, üste hakaret, mukavemet, fesat, isyan suçlarından
dolayı mahkûm olanların, 2) Askerî Ceza Kanununun 148 inci maddesinde yazılı
suçlardan mahkûm olanların,
c) Taksirli suçlar hariç olmak
üzere diğer suçlardan adlî veya askerî mahkemeler tarafından otuz günden daha
fazla süreli hürriyeti bağlayıcı bir ceza ile mahkûm olanların,
d) Son olarak verilen de
dahil olmak üzere, kararın kesinleştiği tarihten itibaren geriye doğru son bir
yıl içinde toplamda otuz gün ve daha fazla oda hapsi veya hizmet yerini terk
etmeme cezasına mahkûm olanların veya en son aldığı disiplin cezasından geriye
doğru son bir yıl içinde en az iki disiplin amirinden toplam sekiz defa veya
daha fazla disiplin cezası alanların sözleşmeleri feshedilmek suretiyle Türk
Silâhlı Kuvvetleri ile ilişikleri kesilir.” şeklinde düzenlenmiştir.
Sonuç olarak; sadece anılan
Kanun’un 12’nci maddesinin 4’üncü fıkrasının b) bendinde sayılan katalog suçlar
nedeniyle haklarında HAGB kararı verilenlere ikramiye ödemesi yapılmaması
gerekirken hukuka aykırı olarak tüm HAGB kararlarının ikramiye ödenmemesine
gerekçe gösterilmesi uygun değildir. Açıklanan şekilde haklarında katalog
suçlar dışında başka bir suçtan ötürü HAGB kararı verilen ve ikramiye alamayan
uzman erbaşlar dava yolu ile haklarını alabilirler.