Özellikle son yıllarda kira artışı üst limiti 11 Haziran
2022 ile 01 Temmuz 2024 tarihleri arasında yüzde 25 ile sınırlandırılması ve bu
tarihler dışında ise en fazla TÜFE oranında kira artışı yapılabilmesi nedeniyle
kira bedelleri rayiç bedelin altında kalmıştır. Bu durum kiracı ve ev
sahiplerinin arasında uyuşmazlıklara ve hukuki problemlere neden olmaktadır.
Türk Borçlar Kanunu amir hükümlerince kira sözleşmesi
kiralayan bildirim yapmadıkça 10 yıl süre ile uzamaktadır. Dolayısı ile tahliye
taahhütnamesi ve haklı sebep olmaksızın ev sahipleri kiracılarını
çıkartamamaktadırlar.
Ancak, kira artış oranı belirtilmiş olmasına rağmen aradan
en az 5 yıl geçmiş olması ve kira bedelinin güncel piyasa koşullarının altında
kalmış olması durumunda ev sahipleri tarafından kira bedelinin güncel piyasa
koşullarına uygun olarak hâkim tarafından belirlenmesi amacıyla kira tespit
davası açılabilmektedir.
Türk Borçlar Kanunu’nun 344. maddesi, “Tarafların
yenilenen kira dönemlerinde uygulanacak kira bedeline ilişkin
anlaşmaları, bir önceki kira yılında tüketici fiyat endeksindeki on iki
aylık ortalamalara göre değişim oranını geçmemek koşuluyla geçerlidir. Bu
kural, bir yıldan daha uzun süreli kira sözleşmelerinde de uygulanır.
Taraflarca bu konuda bir anlaşma yapılmamışsa, kira
bedeli, bir önceki kira yılının tüketici fiyat endeksindeki on iki aylık
ortalamalara göre değişim oranını geçmemek koşuluyla hâkim tarafından,
kiralananın durumu göz önüne alınarak hakkaniyete göre belirlenir.
Taraflarca bu konuda bir anlaşma yapılıp yapılmadığına
bakılmaksızın, beş yıldan uzun süreli veya beş yıldan sonra yenilenen
kira sözleşmelerinde ve bundan sonraki her beş yılın sonunda, yeni kira yılında
uygulanacak kira bedeli, hâkim tarafından tüketici fiyat endeksindeki on iki
aylık ortalamalara göre değişim oranı, kiralananın durumu ve emsal kira
bedelleri göz önünde tutularak hakkaniyete uygun biçimde belirlenir. Her
beş yıldan sonraki kira yılında bu biçimde belirlenen kira bedeli, önceki
fıkralarda yer alan ilkelere göre değiştirilebilir.
Sözleşmede kira bedeli yabancı para olarak
kararlaştırılmışsa 20/2/1930 tarihli ve 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini
Koruma Hakkında Kanun hükümleri saklı kalmak şartıyla, beş yıl geçmedikçe kira
bedelinde değişiklik yapılamaz. Ancak, bu Kanunun, “Aşırı ifa güçlüğü” başlıklı
138 inci maddesi hükmü saklıdır. Beş yıl geçtikten sonra kira bedelinin
belirlenmesinde, yabancı paranın değerindeki değişiklikler de göz önünde
tutularak üçüncü fıkra hükmü uygulanır.” şeklinde düzenlenmiştir.
Söz konusu kanun hükmüne göre, kira bedelinin yenilenen kira
dönemine ilişkin olarak belirlenmesi açısından üç ihtimal dikkate alınmıştır:
1. Tarafların arasında kira bedeline ilişkin bir
anlaşmanın bulunması,
2. Taraflar arasında bu hususa dair hiçbir anlaşmanın
bulunmaması ve
3. Taraflar arasında kira bedelinin belirlenmesine dair
anlaşma yapılmış olsa da olmasa da süresi 5 yılı aşan ya da beş yıldan sonra
yenilenen kira sözleşmesinin mevcut olması
Açılan kira tespit davalarında hâkim bilirkişi incelemesi
yaptırmakta ve taşınmazın emsal rayiç bedeli tespit edilecektir. Hâkim yeni
kira bedelini;
1. Tüketici fiyat endeksindeki on iki aylık ortalamalara
göre değişim oranı,
2. Kiralananın durumu,
3. Emsal kira bedelleri göz önünde tutularak hakkaniyete
göre tespit eder.
Tüm bu açıklamalar çerçevesinde kira tespit davası
açılabilmesi için;
1. Geçerli bir kira sözleşmesi olması gerekmektedir.
2. Kira sözleşmesinin akdedildiği tarihten itibaren 5 yıllık
sürenin geçmiş olması veya kira sözleşmesinde yeni kira döneminde kira
artışının ne şekilde yapılacağına ilişkin hüküm bulunmaması gerekmektedir.
3. Kira bedelinin tespit edilmesinde davacı ev sahibinin
hukuki yararının bulunması gerekmektedir.
Bu koşulların varlığı halinde kira tespit davası her zaman
açılabilir. Açılacak dava Türk Borçlar Kanunu’nun 345’inci maddesi kapsamında
yeni dönemin başlangıcından en geç otuz gün önceki bir tarihte açıldığı ya da
kiraya veren tarafından bu süre içinde kira bedelinin artırılacağına ilişkin
olarak kiracıya yazılı bildirimde bulunulmuş olması koşuluyla, izleyen yeni
kira dönemi sonuna kadar açıldığı takdirde, mahkemece belirlenecek kira bedeli,
bu yeni kira döneminin başlangıcından itibaren kiracıyı bağlar. Aksi takdir de
açılacak olan davada verilecek olan hüküm, sonuçlarını bir sonraki kira dönemi
için doğurur. Bu da ev sahibi açısından 1 yıllık kira getirisi kaybına
sebebiyet verir. Bu kayba sebebiyet verilmemesi için;
1. Kira döneminin başlangıcından en geç otuz gün önce
kiracıyla kira artışına ilişkin olarak ihtarname gönderilmesi,
2. İhtarname gönderilmemiş olsa dahi; açılacak olan kira
tespit davası, yeni kira döneminin başlangıcından en geç otuz gün önce açılması
gerekmektedir.
Sözleşmede yeni kira döneminde kira bedelinin artırılacağına
ilişkin bir hüküm varsa, yeni kira döneminin sonuna kadar açılacak davada
mahkemece belirlenecek kira bedeli de, bu yeni dönemin başlangıcından itibaren
geçerli olur.
Ayrıca açılacak davalarda dikkat edilmesi gereken diğer bir
husus da dava süresi içinde ıslah ve bedel artırımına ilişkindir. Yargıtay
Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/2792 E. ve 2021/267 K. sayılı kararı, "Daha
önce de belirtildiği gibi kira bedelinin tespiti davaları kendine özgü bir dava
olup inşai davalar sonunda verilen kararlara yakın bir niteliktedir. Bu
davalarda sadece ilgili kira döneminde geçerli olacak kira bedelinin tespiti
istenir ve kira bedelinin tespiti davasının sınırlı bir konusu vardır. Dava
sonucunda hâkim, ileriye yönelik olarak bir yıllık süre zarfında uygulanacak
olan kira bedelini belirler ve kira sözleşmesinde yer alan kira bedeli, hâkim
kararı ile değiştirilmiş olur. Davanın bu niteliği gereğince kira bedelinin
tespitine ilişkin talep bölünemez ve kira bedeli davacı tarafından bir seferde
açık ve net olarak istenilmesi gerekir. Diğer bir anlatımla kira bedelinin
tespiti davalarında fazlaya ilişkin haklar saklı tutulamaz ve saklı tutulan bu
hakla ilgili olarak ıslah talebinde bulunulamaz." şeklinde
gerekçelendirilmiş olup kira tespit davalarında Yargıtay’ın emsal kararı
doğrultusunda ıslah ve bedel artırımı mümkün değildir. Bu sebeple, kira tespit
davası açılırken kira bedelinin detaylı araştırılarak belirlenmesi ve istenilen
kira bedelinin dava dilekçesinde tam olarak belirtilmesi gerekmektedir.