27.12.1998 tarihli ve 23566 sayılı Resmi Gazete'de
yayımlanarak yürürlüğe giren Subay Sicil Yönetmeliğinin 24’üncü maddesinin
1’inci fıkrasının (d) bendi, “General/Amiral sicil belgesindeki ayırt edici
nitelikler “Değerlendirme Nitelikleri” ile Teğmen-albay sicil belgesindeki
“Ayırt Edici Nitelikler” bunları açıklayan kıstaslar yardımıyla
değerlendirilir. General/Amiral sicil belgesinde birinci sicil üstlerince
personelin hâlihazırdaki görevindeki başarı durumu, bir üst rütbedeki görevleri
yapmaya hazır olma durumu, personelin gelecekte üstlenebileceği görevlere
yönelik değerlendirmeler, personelin öne çıkan özelliklerine yönelik kanaat
yazılması zorunludur. Sicil üstleri, sicil belgesi ve Türk Silâhlı Kuvvetleri
sicil belgesi düzenleme kılavuzunda yer almayan hususlarla ilgili varsa ilâve
kanaatlerini yazabilirler. Bu kanaatler, ihtiyaç duyulması halinde, sonraki
sicil üstleri ve/veya ilgili birimler tarafından, personel hakkında yapılacak
değerlendirmeler ile atama, seçim, görevlendirme vb. konularında personel
hakkında verilecek kararlarda kullanılabilir. Teğmen-albay sicil belgesinde
birinci sicil üstleri tarafından ÜSTÜN BAŞARILI ve KATEGORİSİNDEKİ EMSALLERİNİN
ÜSTÜNDE ile YETERSİZ ve KATEGORİSİNDEKİ EMSALLERİNİN ALTINDA olarak
değerlendirilen Ortak Nitelikler için tek, Görev Alanı Niteliklerinin her biri
için ayrı olacak ve öncelikle NE ZAMAN, NEREDE ve NEDEN sorularına
cevap verecek şekilde en az 20 kelimeden (150 karakter) oluşan gerekçe
yazılması zorunludur. Gerekçelerin şekil ve anlamlılık uygunluğu
sıralı sicil üstleri ve Kuvvet Personel Başkanlıklarının uygun göreceği
birimler tarafından incelenir. Birinci sicil üstü elektronik ortamda sicil
verme işleminin tamamlanmasını müteakip ikinci sicil üstüne bilgi verir. Matbu
sicil belgesi doldurulması durumunda ilgili bölümleri doldurur, imza eder ve
ikinci sicil üstüne gönderir.” şeklinde düzenlenmiştir. Anılan Yönetmeliğin
söz konusu maddesi sicil belgelerinin nasıl düzenleneceğini belirlemiş ve sicil
belgesinde yer alacak kanaatlerin emsallerine göre kıyaslanarak ne zaman,
nerede ve neden sorularına cevap verecek şekilde gerekçelendirilmesini zorunlu
tutmuştur. Dolayısı ile söz konusu düzenleme sicil verilirken nota etki eden
kanaatler ile serbest kanaatlerinde sübjektiflikten uzaklaştırarak objektif
olarak verilmesi amaçlanmıştır. Objektifliği de sağlamanın kriteri somut olgulara
dayandırılmak üzere ne zaman, nerede ve neden sorularına cevap verilmesini
aramıştır.
Ayrıca;
Subay Sicil Yönetmeliği’nin 41’inci maddesi, “Teğmen,
üsteğmen, yüzbaşı, binbaşı ve yarbay rütbelerindeki subayların terfileri
aşağıdaki esaslara göre yapılır. Teğmen, üsteğmen, yüzbaşı, binbaşı ve yarbay
rütbelerindeki subaylar, her sınıf kendi arasında (kurmay subaylar kendi
sınıflarında), branşlara ayrılan sınıflarda ise branşları içerisinde sicil
notu ortalaması en yüksek olandan başlanmak üzere yeterlik derecesine
göre sıralanırlar. Bu sıralama esas alınmak suretiyle; teğmen, üsteğmen,
yüzbaşı ve binbaşılar için sicil notu ortalaması, sicil
tam notunun % 60 ve daha yukarısı; yarbaylar için % 70 ve daha yukarısı olanlar
ve Kanunun 38 inci maddesinde belirtilen terfi şartlarını haiz bulunanlardan,
en üstün yeterlik derecesinden başlanmak üzere, Kanunun 41 inci maddesine göre
her sınıf veya branşlara ayrılan sınıflarda ise her branş için belirlenen
kadrolara göre, bir üst rütbedeki kadro açığı kadarı, bir üst rütbeye terfi
ettirilir.” hükmüne amir olduğu,
Askerlik müessesesinde her türlü̈ yükselme, taltif, yurtiçi
ve yurtdışı kurs, öğrenim ve görevlendirmelerde personelin sicilleri büyük önem
arz etmektedir. Bu nedenle sicil üstleri üstlük ve komutanlığın en
önemli özel yetkilerinden olan sicil verme yetkisini kullanırken mutlaka
objektif, adil, eşit olarak kullanılması gerektiği, sicil üstlerinin sicil
verme yetkisini kullanırken objektif kıstaslara göre değerlendirme yapması,
sicil belgesindeki kanaatinin oluşmasına etki eden hususların somut bilgi ve
belgeye dayanması, özellikle geçmiş̧ yıllardaki sicil notundan daha düşük
not takdir edilmesi halinde daha düşük not takdir edilmesinin makul ve
geçerli bir sebebinin mevcut olması, menfi kanaatlerin somut bilgi ve belgelere
dayanması gerekmektedir. Ölçüsüz kullanılan takdir yetkisine
dayanılarak verilmiş̧, hiçbir belgeye dayanmayan bir sicilin, sübjektif bir
sicil düzenlemesinden öteye gidemeyeceği, kaldı ki kamu yararına kullanılması
zorunluluğu olan takdir yetkisinin objektif ölçütlere göre kullanıldığının
kanıtlanmasında başkaca bir hukuki olanağın da mevcut olmadığı, belirtilen bu
esaslara aykırı şekilde düzenlenen sicillerinin ise hukuka aykırı olacağı
değerlendirilmektedir. Sicil işlemlerindeki hukuka aykırılığın kendisini gösterdiği
durum ise; uzun yıllar boyunca belirgin bir çoğunlukta çok yüksek sicil notları
ve olumlu kanaatler ile takdir edilen personelin, genel gidişata ve uygulamaya
istisna teşkil edecek bicimde ve göze çarpacak nitelikte, ayrıca birden bire
düşüşü açıklayan makul nedenler öne sürülmeksizin düşük sicil notları
ile takdir edilmesi ve hakkında olumsuz kanaatlerin belirtilmiş̧
olmasıdır.
Bu durumda, personel hakkında açılmış̧ idari veya adli
soruşturma bulunmaması, yazılı veya sözlü̈ ikazının bulunmaması ve sicil dönemi
içerisinde takdirname bulunması gibi somut bilgi ve belgelerin bulunduğu
durumlarda somut bilgi ve belgelere dayanmayan düşük sicil notu ve menfi kanaat
verilmesi hukuka uygun olmayıp takdir hakkının uygun kullanılmamasıdır.
Sicil belgelerinin personele tebliğ edilmemesi nedeniyle de
herhangi bir süre şartına bağlı kalmaksızın her zaman sicil iptal davası
açılabilmektedir.