UZLAŞMA (CMK 253-255)

UZLAŞMA (CMK 253-255)

Ceza Muhakemesi Kanununun (CMK) 253-255. maddelerinde yer bulan uzlaşma, bozulan toplumsal barışı sağlanması ve kişilerin mağduriyetlerinin giderilmesi için, şüpheli veya sanık ile mağdur veya suçtan zarar görenin anlaşması sonucu adaleti yerine getiren bir düzenlemedir.

Uzlaşmanın önemi kovuşturma aşaması için muhakeme engeli teşkil edeceği vurgusudur. Ayrıca uzlaşma bu sebepten ötürü bir taraftan muhakemeyi engellemesi nedeniyle muhakeme hukuku kurumu, devlet ile fail arasında ceza ve yaptırım ilişkisini sona erdirdiğinden ceza hukuku kurumu olarak ifade edilebilir.


Uzlaştırma Hangi Suçlarda Uygulanır?

 Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlar.

Şikâyete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın, Türk Ceza Kanununda yer alan;

 Kasten yaralama (üçüncü fıkra hariç, m. 86; m. 88),

 Taksirle yaralama (m. 89),

 Tehdit (m. 106, birinci fıkra),

 Konut dokunulmazlığının ihlali (m. 116),

 İş ve çalışma hürriyetinin ihlali (m. 117, birinci fıkra; m. 119, birinci fıkra (c) bendi),

 Hırsızlık (m. 141),

 Güveni kötüye kullanma (m. 155),

 Dolandırıcılık (m. 157),

 Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi (m. 165),

 Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması (m. 234),

 Ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi veya belgelerin açıklanması (dördüncü fıkra hariç, m. 239),

 Mağdurun veya suçtan zarar görenin gerçek veya özel hukuk tüzel kişisi olması koşuluyla, suça sürüklenen çocuklar bakımından ayrıca, üst sınırı üç yılı geçmeyen hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlar,

 Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olanlar hariç olmak üzere; diğer kanunlarda yer alan suçlarda kanunda açık hüküm bulunan suçlar.


Uzlaşmaya Tabi Olmayan Suçlar

 Cinsel Saldırı Suçu (m. 102),

 Çocukların Cinsel İstismarı Suçu (m. 103),

 Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçu (m. 104),

 Cinsel Taciz Suçu (m. 105),

 Hırsızlık Suçları (m. 141-142),

 Paydaş veya elbirliği mülkiyeti ile malik olunan mal üzerinde veya bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla gerçekleştirilen hırsızlık suçu (m. 144),

 Kullanma Hırsızlığı (m. 146),

 Mala Zarar Verme Suçu (m. 151-152),

 Dolandırıcılık (m. 157- 158),

 Hileli İflas Suçu(m. 161),

 Karşılıksız Yararlanma Suçu (m. 163),

 Yağma Suçları (m. 148-149),

 Organ ve Doku Ticareti (m. 91),

 Uyuşturucu ve Uyarıcı Maddelerle İlgili Suçlar (m. 188),

 Para ve Kıymetli Damgalarla Sahtecilik Suçları (m. 197),

 Suç İşleme Amacıyla Örgüt Kurma (m. 220),

 Zimmet Suçu (m. 247), Rüşvet Suçu (m. 252),

 İftira suçu (m. 267),

 Yalan Tanıklık Suçu (m. 272),

 Hükümlü ve Tutuklunun Kaçması Suçu (m. 292),


Uzlaşma Hangi Durumlarda Uygulanmaz?

Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olsa bile, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda ve ısrarlı takip suçunda (madde 123/A), uzlaştırma yoluna gidilemez.

Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar gören, kendisine uzlaşma teklifinde bulunulduktan itibaren üç gün içinde kararını bildirmediği takdirde, teklifi reddetmiş sayılır ve uzlaşma müessesesi işletilmez.


Uzlaşma Sürecinde Kritik Bilgiler

Uzlaşma teklifinde bulunulması halinde, kişiye uzlaşmanın mahiyeti ve uzlaşmayı kabul veya reddetmesinin hukukî sonuçları anlatılmalıdır. Aksi takdirde hak ihlali söz konusu olur.

Resmî mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma dosyasında yer alan adreste bulunmama veya yurt dışında olma ya da başka bir nedenle mağdura, suçtan zarar görene, şüpheliye veya bunların kanunî temsilcisine ulaşılamaması halinde, uzlaştırma yoluna gidilmeksizin soruşturma sonuçlandırılması gerekmektedir.

Birden fazla kişinin mağduriyetine veya zarar görmesine sebebiyet veren bir suçtan dolayı uzlaştırma yoluna gidilebilmesi için, mağdur veya suçtan zarar görenlerin hepsinin uzlaşmayı kabul etmesi gerekir. Aksi takdirde uzlaşma süreci yürütülemez. Örneğin, beraber çalışırken bir kişinin taksirle yaralanmasına sebep olan iki işçinin de uzlaşmayı kabul etmesi gerekmektedir.

Aralarında iştirak ilişkisi olsun veya olmasın birden çok kişi tarafından işlenen suçlarda, ancak uzlaşan kişi uzlaşmadan yararlanır.


Süre?

Uzlaştırmacı, dosya içindeki belgelerin birer örneği kendisine verildikten itibaren en geç otuz gün içinde uzlaştırma işlemlerini sonuçlandırması gerekmektedir. Uzlaştırma bürosu bu süreyi her defasında yirmi günü geçmemek üzere en fazla iki kez daha uzatabilir. Anlaşılacağı üzere azami süre yetmiş gündür.


Uzlaşma Üzerine Verilecek Kararlar

Uzlaşma sağlanması ve şüphelinin edimini defaten yerine getirmesi hâlinde, “kovuşturmaya yer olmadığı” kararı verilir. KYOK kararı savcılık aşamasında verilen bir karardır.

Uzlaşma sağlanması ancak edimin yerine getirilmesinin ileri tarihe bırakılması, takside bağlanması veya süreklilik arz etmesi hâlinde, “kamu davasının açılmasının ertelenmesi” kararı verilir. Bu karar da savcılık aşamasında verilen bir karardır.

Uzlaştırma müzakerelerinin başarısızlıkla sonuçlanması hâlinde ise Cumhuriyet savcısı kamu davası açmak üzere iddianame düzenler ve genel hükümler kapsamında yetkili mahkemeye gönderir.

Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararından sonra uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilmemesi hâlinde ise kamu davası açılmak üzere şüpheli hakkında iddianame düzenlenir.

Mahkeme safhasında uzlaşma sonucunda sanığın edimini defaten yerine getirmesi halinde, davanın düşmesine karar verilir.

Edimin yerine getirilmesinin ileri tarihe bırakılması, takside bağlanması veya süreklilik arz etmesi halinde; sanık hakkında, 231 inci maddedeki şartlar aranmaksızın, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilir.


Uzlaşmaya Dair Güncel Bilgi

Anayasa Mahkemesi; 26/7/2023 tarihinde E.2023/43 numaralı dosyada, 253. maddesinin (19) numaralı fıkrasının beşinci cümlesinde yer alan “Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz;…” bölümünün Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar vermiştir. Gerekçe olarak;

 Uzlaşma görüşmeleri esnasında sağlıklı şekilde belirlenmesi güç olan veya öngörülmesi mümkün olmayan zararlara ilişkin açılacak davalar yönünden herhangi bir ayrım yapılmaksızın uzlaşma sağlandığında tazminat davası açılamayacağını düzenleyen kuralla ilgililere katlanamayacakları bir külfet yüklediği,

 Yargının iş yükünün azaltılması amacı ile mahkemeye erişim hakkına getirilen sınırlama arasında makul bir denge kurulamadığı,

 Kuralın orantılık alt ilkesi yönünden ölçülülük ilkesini ihlal ettiği belirtilmiştir.

Bu sebeple halihazırda uzlaşma sonucunda tazminat talep edilmesine yönelik bir kısıt bulunmamaktadır.

Bu sebeple uzlaşma sürecinin avukat marifetiyle yürütülmesinde fayda vardır.

0 (506) 851 77 33